20080606

The painted veil

Women are always under the impression that men love them more that they really do.



Vakti zamanında bir yerde okumuştum, filmin birinden alıntılanmış olduğunu öğreninip o zaman ki halet i ruhiyem gereği eşsiz torrent koleksiyonuma katmıştım bahsi geçen filmi.Uzunca bir süre geçmesine rağmen hala izlememiş olduğumu bu gün *aşaklı finallerimin bitmesini fırsat bilip öğleden sonrayı da imdb vote history'me bir zincir daha eklemekle geçireyim bari dememle hatırladım.

Neyse efendim sonunda vakıf oldum da izledim.

Bir kere şu yukarda italik italik duran cümle artık çekici gelmiyor hatta f*ck genelleme diyorum.

İkincisi film boyunca geçen dönem almış olduğum sosyal psikoloji dersinden çıkarımlar yaparak, ayy ne kadar romantik lan diyen iç benliğim dış benliğimin oyuncağı oldu.Hanım kızımız sümsük diye adlandırabileceğimiz zevcini bir güzel aldatıyor filmin başlarında,ardından da sümsükman'in superman'e dönüşmesiyle aşık oluveriyor adama.Tabi şartlar da şart yani kolera almış başını gitmiş böyle zar zor zamanlar ki Çin'in ücra bir kasabasındalar.Orda kim olsa aşık olursun o derece.

Bu arada Kitty'nin kıyafetleri 20lerin sade ama etkileyici tarzında çok başarılıydı.

The bottom line,bu mantıkla romantik film izlenmez hayatım.


Not:Aslında taşak da yazarım fuck da ama bir kere dedim no adult content çoluk çocuk okusun.

20080530

surrealistic pillow

çarpıntım var,nedeni yok.

iki şarkı buldum.iki de fotoğraf.
içine girsem de dinleyiversem.




Redd - Nefes Bile Almadan
Sebastian Tellier - La Ritournelle

20080525

üç maymun

nuri bilge ceylan şöyle demiş
"aldığım bu ödülü tutkuyla sevdiğim,yalnız ve güzel ülkeme adıyorum."
cannes da en iyi yönetmen ödülünü kazandıktan sonra yaptığı konuşmada.

içerdiği siyasi mesaj ve yurtseverlik sosunu irdeleyemiyeceğim şuan.yalnız ve güzel ne naif bir tanımdır ceylan'ım.

20080523

noneurovisionary

Eurovision,karıkız,salla kıçı kap ödülü vs hikaye,gerçek olan an itibariyle aşık olduğum Sébastien Tellier.

ESC tarihinde duyduğum en güzel eurovisionvari olmayan ,evveliyatında videosunu gördüğüm anda ahanda ,kendisini oturup dinlediğimde oha dediğim şarkının sahibi.

Ben bir çılgınlık yapıp cumartesi gecesi sana oy bile verebilirim mösyö Tellier.

Ha bir de not bu adam ESCnin ertesi günü istanbul'da imiş lan!


tim walker

hayal gücü kıskanılası fotoğrafçı.
















20080508

sound transit

Bulunduğum yerden başka yerler var.Bu yerler değişik değişik,çeşit çeşit,agucuk bugucuk,hık mık.Merak edilirler,görülmek,tadılmak,deneyimlenmek istenirler.(güzide ülkemin sınırlarının yakınına dahi ulaşmadım henüz).Böyle zamanlarda,merakımız ağır bastığında yani,kitap vardır,televizyon vardır,bilgisayarımızda internetimiz vardır,açarız bakarız,görürüz,"insanoğlu çeşit çeşit yarabbim" falan deriz(tamam demeyiz).Farklı yerlerden random ses kayıtları dinlemek istersek de artık şuraya gideceğiz,hatta uçuş falan ayarlayacağız destinasyonumuzu belirleyip ki hiç bir görsel bu denli bahtiyar kılmamıştı beni.

20080504

beautiful like a tree

artık daha fazla duygularımı sömürsün istemiyorum şarkılar lan,ulan.ciddi halde depresyona sokacaklar beni o olacak.genre fark etmiyor bir de, utanmadan hör hör bağırıyor ya da mıymıy geveliyorlar aynı melankolik "shit"leri .ne kadar loser varsa hepsi musikiye merak sarmış bir ben kalmışım gibi gibi.Stupidly happy desin istiyorum insanlar, relax,take it easy desin ciğerimi yesinler istiyorum.

veyahut şunu desinler topluca

Cause you're so beautiful
Like a, tree
Or a high-class prostitute
You're so beautiful
Mmm, you could be a part-time model

But you'd probably have to keep your normal job
A part-time model!
Spending part of your time, modelling,
and part of your time, next to me
My place is usually tidier than this...

şarkı sözü dediğin böyle olmalı,dır bence.bundan sonra.

20080501

art bitch

Daha dün Schiele'den bahsetmişken şunu görüp de buraya koymamak olmazdı.Harper's Bazaar Julianne Moore ile güzel bir çekim gerçekleştirmiş;çeşitli tablolar esas alınarak gerçekleştirilen bir moda çekimi.


Seated Woman With Bent Knee, 1917 by Egon Schiele

Yerli moda dergilerinde yer alan özentisiz,ordan burdan çarpma,yaratıcılık yoksunu çalışmalar gözümün önüne geldi şimdi.


Adele Bloch-Bauer I, 1907 by Gustav Klimt

Çalışmanın geri kalanına şurdan ulaşın hadi.

20080429

şair burda

And when the sun cools
And when the stars fall
That's when I come back, when I come back to you

diyorsun ama brett
ama öyle bir diyorsun ki güneş de söner yıldızlar da düşer domuz da uçar,herşey mümkündür değil mi'ye çıkıyor yol;

And like a fool, I run right back to you

*Brett Anderson - Back To You

20080428

çizemem ben mutluluk falan resim mesim


Çok isterdim ki elime kalem aldığım zaman sadece yazmakla kalmayayım 3 boyutluyu 2ye sığdırıvereyim.belki ilerde bu beceriksizliğim konusunda harekete geçerim kim bilir neyse beceriksiz olmam var olan beceriklilerin becerilerine kör kılmıyor ya beni.estetik,melankoli ve narsisizm 3lüsünü başarıyla bir araya getirebilmiş biri varsa biri benimdir diğeri de Egon Schiele.Bu Avusturyalı adam 28 yaşında ölmüş,sanatının nereye gidebileceğini gösteremeden.ispanyol gribinden.karısı gibi.3 gün sonra ve ondan.kız kardeşiyle aralarındaki yakın ilişki nedeniyle ensest ,sonradan yerleştiği bir kasabada çocukları çıplak model olarak kullanması nedeniyle de pedofilik ilişkiler yaşamış biri olarak da bilinir.annesine yazdığı bir mektupdaki şu alıntıya bakalım hadi hep beraber;

All beautiful and noble qualities have been united in me ... I shall be the fruit which will leave eternal vitality behind even after its decay. How great must be your joy, therefore, to have given birth to me.

Bu derecede de narsistliğin dibine vurmuştur aynı zamanda.

Etkileyici tarzı bunlardan mı ileri gelir bilmem,ben kendisinin eserlerini Gustav Klimt-resimlerini satın alır,yeteneğini geliştirmesini teşvik eder ki Schiele kendisinden oldukça etkilenmiştir-'in eserlerine tercih ederim.